Seçil Semiz Özcan


10 Kasım

“Ben hayatımın hiçbir döneminde karamsarlık nedir tanımadım”


“Ben hayatımın hiçbir döneminde karamsarlık nedir tanımadım”

Henüz 7 yaşındayken yetim kalan,

24 yaşında tutuklanan; günlerce sorguya çekilen ve iki ay boyunca tek başına hücreye kapatılan,

25 yaşında sürgün edilen,

30 yaşında görevinden uzaklaştırılan, fiilen işsiz ve aylarca boş bırakılan,

Komutan olarak atandığı ordusu dağılan,

Son derece ciddi, kronikleşen bir böbrek hastalığının bedeninde yarattığı şiddetli ağrılara rağmen, yine de gözünü dahi kırpmadan cepheden cepheye koşan,

Yürüdüğü yolları tehlikelerle dolu olan; kendisine sayısız suikast girişimlerinde bulunulan,

Yaşamı çetin mücadeleler içinde geçen ve hakkında idam fermanı çıkarılan bir liderin; Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüdür bu.

Tüm bu zorluklara; acılara, tehlikelere rağmen, hayatının hiçbir döneminde karamsarlığı tanımamış Atatürk’ün evlatlarıyız biz.

Kendi endişe ve sıkıntılarımızı koyalım bir teraziye ve şu soruyu sormaktan çekinmeyelim kendimize…

Hangimiz Atatürk’ten daha çaresizdik?

Ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılı süreçlerin,

Ülke içinde meydana gelen hararetli fikir arbedelerinin,

Ve A partisiydi B partisiydi derken siyaset cephesinde yaşanan sorunların geleceğimiz üzerinde olumsuz bir tesir bırakmasına izin vermeden,

Bize açılan bu temiz yollarda,

Atatürk’ümüzün: “Hiçbir şeye ihtiyacınız yok, yalnız tek bir şeye ihtiyacınız var o da çalışkan olmak” sözünden aldığımız güçle,

Gösterilen hedefe; durmadan yürümeliyiz.

Bize emanet edilen hürriyetimizin sonuna kadar bekçiliğini yapmak, Cumhuriyeti yüceltmek en önemli görevimiz.

Bugün 10 Kasım…

Her Türk evladının, Kasım ayının henüz ilk günlerinde en derinden hissettiği yoğun matemin doruğa çıktığı gün bugün.

Özlemimiz, hasretimiz  tarifsiz.

Saygıyla, minnetle anıyoruz…