Mehmed Akif ASLAN


BAŞARI ANAHTARI BULUNMUŞ!

Bir tarafı paslı bir yanı da pek parlak birkaç dişide kırılmış lakin maharetli bir anahtar bu sefer ki muhatabımız. Hepimiz başarmak isteriz değil mi? Hatta başarının verdiği o hazzı başkalarıyla paylaşmak! Birçok başarı hikâyesi dinlediğinizi biliyorum. Peki bu anlatıların ortak özelliği ne sizce? Bence o ortak özelliğin adı “Başarı anahtarı”.


Bir tarafı paslı bir yanı da pek parlak birkaç dişide kırılmış lakin maharetli bir anahtar bu sefer ki muhatabımız. Hepimiz başarmak isteriz değil mi? Hatta başarının verdiği o hazzı başkalarıyla paylaşmak! Birçok başarı hikâyesi dinlediğinizi biliyorum. Peki bu anlatıların ortak özelliği ne sizce? Bence o ortak özelliğin adı “Başarı anahtarı”. 


Başarı üç artı bir ana başlıktan oluşuyor. “İstek”, “Eylem”, “Fark” ve “Sürdürülebilirlik”. Hepimiz hayatın her alanına dair gerek gönlümüzde gerekse zihnimizde çeşitli istekler barındırıyoruz. Bu istediklerimizin hayata geçebilmesi içinse eyleme dönüşmesi gerekiyor. Ki çoğumuz isteklerimiz doğrultusunda çeşitli eylemler gerçekleştiriyoruz. “İstek” tamam, “Eylem” tamam. Peki ya “Fark”?


Kaçımız eylemleri ile fark oluşturabiliyor. Ben size cevabını söyleyeyim. “Başarılı” olarak nitelendirdiğimiz insanlar, istekleri doğrultusunda gerçekleştirdiği eylemleri ile fark oluşturan insanlardır. 


Hayatta hepimizin önünde ardında hayallerimizi barındıran başarı anahtarı ile açılmayı bekleyen kapılar mevcut. Başarı anahtarının parlak tarafı ve kırılmamış dişleri ile o kapıyı açabilmek için fark oluşturmanın bazı püf noktaları var. Diyelim ki “İ” ve “E” yollarını kullanarak “F” noktasına ulaşıp “B” sonucunu elde edeceksin. Sen bu yolcuğa başladığında,
-Yanlış yoldasın,
-Daha hızlı koşsana,
-Bence yapamazsın,
-Sende o kapasite yok,
-Yol yakınken geri dön, 
Diyenler elbette ki olacak! “İ”stek ve “E”ylem yollarını kullanarak “F”ark noktasına ulaştığında “B”aşarı sonucunu elde edene kadar “Birileri” hep konuşacak! Ama sen,
Her türlü hava şartına uygun giyin,
Risk al,
Yerine ve zamanına göre koş ama asla durma,
Pes etme,
Terle,
Arkana bakma,
Tedbirli ol,
Kararlı ol,


Sen “Birileri”nin sözlerine sağır oldukça, seninle aynı yarışa katılanları hesaba katarak kararlı duruşundan taviz vermedikçe o anahtarın kör tarafı bile o kapıyı sana açacaktır. Yeter ki “Fark” oluşturmaktan geri durma. Sıradan olandan herkeste var. Sende olana başarı denecekse ya sende ya da az sayıda insanda olmalı! 
Bu arada başarı senden tevazuyu, vefayı, merhameti götürmesin. Eğer çıktığın yolda onları bir köşe de koyar gidersen sürdürülebilirlik başlığından mahrum kalırsın. Başarının diğer önemli bir detayı da onu elde ettikten sonra seninle anılmasını ve senden sonra da yaşamasını sağlamaktır. Yoksa anahtarın kıymeti tek kullanımdan ibaret olacaktır.


Bizler, hayatın kollarına, hayallerimiz ile koşar ve ona sımsıkı sarılırız. Peki seninle aynı hayali paylaşan kişiler arasında seni farklı kılacak olan ne? İşte bu sorunun cevabı seni başarının anahtarının sahibi yapacaktır. Daha fazla çalışmak, daha az uyumak, daha çok okumak, daha çok sevmek, daha çok yardım etmek, daha çok yazmak, daha çok dinlemek, daha çok üretmek… Ne kadar “Daha çok” kelimesini kullandım değil mi! Demek ki dostlarım, başarmak için “Daha çok” “E”ylemde bulunarak daha çok “F”ark oluşturmamız gerekiyor ki başarılı olabilelim. Yoksa, birileri hem konuşacak hem de başaracak! Çünkü sen onları dinlerken onlar koşmaya devam edecek!
Var git başarının anahtarına sımsıkı sarıl! Çünkü bu anahtar kendisini gerçekten istediğine inandığı kişiye parlak tarafını gösteriyor. Yoksa çoğu insan gibi “İ”stek ve “E”ylem aşamalarında döner durursun. Anahtarın saklandığı nokta “F” noktası. “F”arklı olmak ve farkında olmak zorundasın!


Başarının anahtarı bulunmuş! Yol belli yordam belli. Bize kalan sadece anahtarı bulup parlak tarafı ile o kapıda kullanmak. Tabi merhamet, vefa, sadakat, tevazu hasletlerini yolda koşarken düşürmeden!