Mehmed Akif ASLAN


ÇOCUĞUM ÇOK YARAMAZ! NE YAPMAYALIM?

Kıymetli dostlarım! Köşe yazarlığı sürecime artık burada devam edeceğim. Her hafta çeşitli güncel konulara değineceğiz. Haydi başlayalım o zaman.


Kıymetli dostlarım! Köşe yazarlığı sürecime artık burada devam edeceğim. Her hafta çeşitli güncel konulara değineceğiz. Haydi başlayalım o zaman.

 

Çevrimizde çok sık duyduğumuz kalıp bir cümle var, “Çocuğum çok yaramaz.” Peki sürekli karşılaştığımız bu durum nedir ve bu duruma yönelik neler yapmalıyız? Gelin bu soruların cevaplarını birlikte arayalım.

 

Süreci dört aşamada değerlendirebiliriz. Öncelikle sorun tespiti, ardından çözüm arayışı, üçüncü olarak çözüme yönelik uygulama, ve son olarak ise değerlendirme aşamalarını nitelikli bir şekilde uygulamalıyız.

 

Peki ya sorun tespiti aşamasında neler yapmamız gerekiyor. Süreci yönetirken uzman görüşünü ya da uzman desteğini göz ardı etmemeliyiz. Atalarımızın sözlerine atıf yapmadan da geçmeyelim. Atalarımız ne demiş “Söz uçar yazı kalır.” Çocuğunuz ile ilgili gözlemlediğiniz sorunları mutlaka not alın. Hatta video ve fotoğraf ile kayıt altına dahi alabilirsiniz. Çünkü sizin gözlemleriniz uzmanların hareket alanını genişletecektir. Yaramazlık durumunun altında yatan gerek psikolojik gerekse fizyolojik alt sebepler olabilir.

 

Uzman desteği olmazsa olmaz mı dediğinizi duyar gibiyim. Ebeveynler olarak yapabileceğiniz alternatif çözümler elbette var. Sorun tespitinin ardından çözüm arayışına geçmelisiniz. Yaramazlığa yönelik tespit ettiğimiz sorunların “sönmesi” için çeşitli uygulamalar gerçekleştirmeliyiz. Yalnız ebeveynler bu uygulamaları hayata geçirmekte zorlanıyorlar. Belki de soruna yönelik uygulama aşamasının en zor taraflarından biri de bu. Çocuklarının ağlamasına dayanamayan aileler, onlara yönelik uyguladıkları ödül-ceza-koşullanma süreçlerinde nitelik sorunları yaşıyorlar. Bir örnekle durumu açıklayalım.

 

Diyelim ki çocuğunuz ev içerisinde sürekli hareket halinde ve ev eşyalarına zarar veriyor ve elde etmek istediği hususlarda isteği yerine getirilmediğinde olağan dışı tepkiler veriyor. Bu durumda evinizin bir bölgesini “Güvenli İzole Oda” olarak düzenleyebilirsiniz. Bu oda da çocuğunuzun kendisine zarar verebileceği hiçbir obje yer almamalıdır. Çocuğunuzun olumsuz tepkileri ile karşılaştığınız gibi onu bu odaya alarak orada ağlama sürecinin sona ermesini bekleyebilirsiniz. Bu beklemeyi çocuğunuzu yalnız bırakarak değil tam aksine alanın içerisinde yapmalısınız. Bu süreci sık sık tekrar ettiğinizde çocuğunuzun olumsuz davranışlarında sönme yaşandığını gözlemleyeceksiniz.

 

Çocuğunuzun evinizin dışında ortaya koyduğu ısrarcı tavırlarına yönelik ise ev içerisinde “Sosyal Düzenleme Programları” düzenleyebilirsiniz. Ev içerisinde oynadığı oyuncaklarından televizyon izleme sürelerine kadar belirli kısıtlamalar uygulayabilirsiniz. Bu uygulama süreçlerinde kilit nokta sizin “Sakinlik” ilkesinden uzaklaşmamanız gerekiyor. Şiddete asla başvurmamalısınız. Çocuğunuz sizin kararlı duruşunuzun farkına varmalıdır. Ve bu noktada sizin kararlı duruşunuzu uygulamalarınızın istikrarı ile desteklemelisiniz.

 

Sonuç olarak uzman desteği alarak ya da konu ile ilgili güvenilir akademik kitaplar edinerek süreci takip edebilirsiniz.