Mehmed Akif ASLAN


FRENK TUVALETİ ÇALINDI!

Milattan önceden günümüze Dünya birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Tabi ev sahipliği yapan Dünya ama tüm topluluklar medeniyet kavramının gerekliliklerini karşılıyor mu orası tartışılır.


Milattan önceden günümüze Dünya birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Tabi ev sahipliği yapan Dünya ama tüm topluluklar medeniyet kavramının gerekliliklerini karşılıyor mu orası tartışılır. Hatta medeniyeti bize bir bardak su ile şurup niyetine içirmeye çalışan hastalıklı hasta iyileştiricilerine de değinebiliriz ama o konuya girmeyeceğim. Konumuz tuvalet! Bu arada bahsi geçen medeniyetlerin bir kısmının temsilcileri günümüzde de yaşamlarını sürdürmekte.

Hepimizin bildiği üzere “Alafranga” ve “Alaturka” olarak tabir ettiğimiz iki çeşit tuvalet/medeniyet anlayışı bulunuyor. Konu ile ilgili sizin yerinize bazı çalışmaları inceledim. Tarihsel dokümanları ve görselleri ayrıca inceledim. 


M.Ö insanlar tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için çeşitli yöntemler geliştirmiş. Gerek taşları oymuşlar, gerekse mermer yükseltiler yaparak farklı konseptler uyarlamışlar. Bunların içerisinde dikkatimi çeken bir modeli sizle paylaşmak istiyorum. Romalılar sosyal mesafeye uymayan 1 metreden biraz daha yakın mesafeye sahip 15-30 oturumlu umumi tuvaletler inşa etmişler. U şeklinde olan bu tuvaletlerde insanlar mermerlere oturup birbirleri ile gerek iş gerek sosyal hayata dair sohbetler edermiş. Bu eserlerin görsellerine isterseniz ulaşabilirsiniz. Peki bunları anlatırken dikkat çekmek istediğim husus ne? Elbette tuvalet anlayışının bir kültür oluşu! Peki biz bu kültürün neresindeyiz?


Frenk olarak tabir ettiğimiz kavram eskiden Fransızlara ya da Avrupalı insanlara verilen isimdir. Frenk tarzı kıyafetler, sosyal yaşam, tuvalet anlayışı… Alafranga kelimesi ise köken itibariyle Frenklere has demek aslında. Yani biz günümüzde Avrupai bir şekilde tuvalet kültürümüzü yaygınlaştırıyoruz. 


İşin birde tıbbi boyutu var. Onu da sizler için araştırdım. İki çeşit tuvaletin kullanımında safra kesesi ve bağırsakların aldığı konumlardan yola çıkarak bilim adamları bazı çıkarımlarda bulunmuşlar. Alafranga tuvaletin safra kesesi kanseri, idrar kaçırma, hamileliğe yönelik doğum sürecinde olumsuzluklar, ıkınma ihtiyacının fazla olmasından dolayı zararlı toksinlerin vücuttan tam ayrılamaması gibi birçok sorun yazılmış. Tam aksine Alaturka tuvalet kullanımında bu sorunların hiçbirini yaşamıyorsunuz! 

Ben doktor değilim. Lakin olayın kültürel yönüne dikkat çekmek istiyorum. İnsanların afedersiniz kadın-erkek karışık bir şekilde tuvalet ihtiyaçlarını giderirken iş konuştuğu bir kültürün ürününü biz kendi değerlerimize öylesine entegre etmişiz ki günümüzde “Alaturka” tuvalet sayısı git gide azalıyor. Gerek mimarlar gerekse müteahhitler bu konuda daha az yer kapladığı için mi yoksa zihniyet faktörünü ortaya koyarak Frenkçe bir bakış açısı ile mi bunu yapıyor bilmiyorum ama bu konuda da ismi ile müsemma milletimizin değerleri ile örtüşen Türke ait, Türk geleneklerine uygun anlamlarını taşıyan “Alaturka” anlayışından uzaklaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

Bizler gerek kılık kıyafet gerekse konuşma dili açısından birçok şeyi Frenklerden çaldığımız gibi tuvalet kültürünü de onlardan çalmışız. Çalan rahatsız değil aksine kültürü çalınan da rahatsız değil. Kültür hırsızlığında tersine bir mantık var. Biz çaldığımız bu kültürü olduğu gibi onlara iade edelim. Çünkü bizi biz yapan değerlerimiz ile biz başarı destanları yazan bir milletiz. Bizim kabuğumuzu sıyıranlar, çekirdeğimizi yerinden sökmeye çalışıyorlar. Hadi kabuk kendini yeniler ama çekirdek sökülürse yeşerttiğimiz bu millet kurumaya mahkûm olacaktır!