Tolga Bahadır ŞİMŞEK


ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERİN İŞ GÜVENCESİ VE ÇALIŞMA STANDARTLARINDAKİ İNSANİ KALİTENİN ARTTIRILMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Özel sektörde çalışan öğretmenlerimizin özellikle iş koşulları, mesai ve emeklerinin karşılığı olan hak ediş ücretlerindeki suiistimaller için eğitimcilerin sesi olmak , bu durumlar için önleyici ve düzeltici tedbirlerin alınması için konu ile ilgili her platformda kamuoyu oluşturmak boynumuzun borcu olmalıdır.


ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERİN İŞ GÜVENCESİ VE ÇALIŞMA STANDARTLARINDAKİ İNSANİ KALİTENİN ARTTIRILMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR?

            Burada hem devletimize, kurumlarımıza ve çalışanlarımıza büyük sorumluluklar düşmektedir. Pandemi dönemi ile birlikte iş yaşantısında yeni süreçler ortaya çıkmıştır. Özellikle bu dönem itibariyle mevcut önerilerimiz şunlardır.

*Öğretmenlik mesleğinin özel sektör içerisinde itibar ve değerinin arttırılması için yapısal önlemler alınmalıdır.

*Özel sektörde çalışan eğitimcilerimiz işyeri üzerinden kurucu veya yöneticiler tarafından mobbing’e maruz kalmaktadırlar. Bu konularda öğretmenlerimiz bilinçlendirilmeli ve denetim makamlarının hızlı bir şekilde konu ile ilgili çarpıklığı düzenleyici ve ortadan kaldırıcı önlemleri alması gerekmektedir.

*Özel sektörde çalışan öğretmenler eğitim kölesi değil, yarışmacı, yenilikçi gelecek eğitim anlayışı içerisinde hizmet sunduğu öğrencilerini ileri medeniyet seviyesine götürebilen yapı taşlarıdır.

*Özel sektör istihdam edeceği eğitimcilerle ilgili özgeçmiş, liyakat  ve mesleki yeterlilik araştırmasını çok detaylı incelemesi gerekmektedir. Bu konuda sektörde büyük suiistimaller bulunmaktadır. Ucuz personel çalıştırma mantığı ile yapılan bu uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Ciddi denetimler yapılmalıdır.

*Özel sektörde görev yapan öğretmenlerimize ilişkin alınacak maaş tutarları ile ilgili bir taban ücret uygulaması oluşturulmalıdır. Bu standart hale getirilmeli bunun altında asla  değişiklik yapılmamalıdır.

*Özel sektörde görev yapan eğitimcilerin sistemli bir şekilde özlük haklarının  korunacağı ve planlı bir şekilde kamuoyu oluşturabilecek kurumsallaşma sürecine ihtiyaçları bulunmaktadır.

*Özel sektörde belirli mesleki yeterliliğini tamamlamış, kendisini geliştirmeye açık olan eğitimcilere belirlenen kriterleri gerçekleştirmeleri durumunda devlet yurt dışı eğitim ve kariyer teşviki sunmalıdır. Böylece  daha nitelikli ve kaliteli personel özel sektöre güç katarak eğitimin niteliğinin artmasında büyük rol oynayacaktır.

* Öğretmenin ve eğitimcinin açık rızası alınmadan ders yüklemesi ve ekstra iş yüklemesi asla yapılmamalıdır.

*Öğretmen gelişim akademileri kurulmalıdır. Öğretmenlere kendi branş ve uygulama tekniklerine yönelik çağın gereklerine uygun kazanımlar sunulmalıdır.

*Özel sektörde devamlılık ve kalıcılık olgusunun aidiyeti öğretmene hissettirilmeli, eğitimci de bunun karşılığını fazlasıyla sunmuş olması gerekmektedir.

*Özel eğitim kurumlarına dönem içerisinde öğretmen atama ve değişimleri ile ilgili sınırlama getirilmelidir. Keyfi uygulamalardan kaçınılması gerekmektedir. Değişimin zorunluğu olduğu durumlarda ilgili mercilere detaylı bir şekilde bildirilerek ayrıntılı rapor sunulmalıdır.

*Özel sektördeki öğretmenleri baskıdan uzak tutarak, kişisel yaratıcılıklarını sergileyebilecekleri ortamlar hazırlanmalıdır.

*Öğretmeni motive ederken sadece maddi imkanları ortaya koymak yerine o kurumun kalıcı bir bireyi, takım üyesi olduğu hissettirilmelidir.

*Özel sektörde görev yapan öğretmen ve eğitimcilerimizin sigorta ve sosyal haklar gibi tüm olguları işveren tarafından eksiksiz yerine getirilmelidir.

*Özel sektörde atama yapılmadan resmiyette farklı görevlerde gösterilerek, eğitimcilik yaptırılan çok kişi bulunmaktadır. Mevzuata uygun olmayan süreçlerden derhal vazgeçilmelidir.

Ayakları yere basan, sağlam bir gelecek için kamu ve özel sektör ayrımı yapmadan öğretmenlerimizin itibarını, özverisini, anlayışını en iyi şeklide gözetmemiz gerekecektir.