Anketler, geçen yılın ortalarında belediyelere yönelik operasyonların etkisiyle CHP'nin oylarında ciddi bir yükselişin olduğunu söylüyordu.
Kuşkusuz bunda operasyonların toplumda yeterli karşılığı bulmamasının rolü büyüktü.
Üzerine olumsuz ekonomik koşulların geniş kitleler üzerinde yarattığı tepkiler de eklenince, CHP ile AK Parti oyları arasında yaklaşık 5 puanlık bir makas oluşmuştu.
***
Ancak 2026'nın başlarında yapılan anketlerde farklı bir tablo görüyoruz. Belediye başkanlarının görevden alınmasının durması, CHP yönetiminin, belediyelere yönelik operasyonları politikalarının merkezine oturtması, ekonominin toparlanma sinyalleri vermesi; iktidarın yükselişine, ana muhalefetin oylarının gerilemesine yol açtığını görüyoruz.
O halde, geçen yıl yaz aylarında, "CHP kimi cumhurbaşkanı adayı gösterirse kazanır" iddiası geçerliliğini yitirdi.
***
İşte bu siyasal tablonun yaşandığı günlerde AK Parti kulislerini yokladım ve 6 gelişmenin haberini aldım.
-Kabine revizyonunun eli kulağında. Yeni liste seçim kabinesi olacak.
-Seçimler, 2027 Mart ayında yapılacak.
-Cumhur İttifakı'nın adayı tartışmasız Recep Tayyip Erdoğan olacak.
-AK Parti, önümüzdeki aylarda olağanüstü büyük kongresini toplayacak. Öncesinde teşkilatlarda revizyon olacak. Büyük kongrede yenilenecek parti yönetimi, AK Parti'yi seçime götürecek.
-Bilal Erdoğan'a kuvvetle muhtemel partide görev verilecek. Belki genel başkanlık koltuğuna oturacak.
-Önümüzdeki günlerde ve aylarda muhalefet mensubu belediye başkanları ve milletvekilleri AK Parti rozeti takmaya devam edecek.
***
Bu yazdıklarım AK Parti kulislerinden süzülen sağlam duyumlar.
Kuşkusuz bu gelişmelerin ekonomiye de etkisi olacak.
Sıkı para politikasıyla Hazine güçlendirildiği için, 2026'nın ikinci yarısından itibaren toplanan kaynaklar, düşük faizli kredilerle ve cazip finansal kampanyalarla geniş kitlelere ulaştırılacak.
Yılın ikinci yarısında asgari ücretin güncellenmesi gündeme gelecek, emeklilerin maaşlarına iyileştirme yapılacak.
Kademeli emeklilik gibi, milyonların beklediği müjdeler seçim vaadi olarak açıklanacak.
Yani enflasyonun belirgin seviyede düşüşüyle birlikte, seçim ekonomisine geçilecek.
***
Diğer yandan AK Parti üye sayısını Türkiye genelinde arttırıyor.
Teşkilatlarda adeta seferberlik ilan edildi ve genel merkez tüm kentlerde üye yazımını sıkı bir şekilde takip ediyor.
Muhalefet mensubu çok sayıda belediye başkanı ve milletvekili AK Parti'ye geçiyor.
Diyelim ki, belediye başkanları kendilere yönelik operasyon kaygısıyla iktidar saflarına katılıyor.
Peki ya dokunulmazlığı olan milletvekilleri neden AK Parti'ye geçiyor?
Sadece bu durum bile AK Parti'ye psikolojik üstünlük ve moral motivasyon sağlıyor.
***
Ve tüm bunlar bizi şunu gösteriyor:
En zor ekonomik koşullarda bile muhalefetin yeterli sıçramayı yapamaması, iktidar cephesinde büyük bir özgüven tesis etti.
Hasılı, siyasette kartlar yeniden karılıyor.
MUSTAFA ÖZDAL