Tarih: 17.01.2026 13:30

Bakan Tekin: Şimdi bambaşka bir Türkiye'de yaşıyoruz

Facebook Twitter Linked-in

7 ilden il ve ilçe başkanlarının katıldığı 'Kuzeydoğu Anadolu Bölge Strateji Toplantısı'nda konuşan Bakan Yusuf Tekin, Türkiye'deki demokrasi, siyasi partilerin yapılanması ve organizasyonunda çok farklı yenilikleri hayata geçirdiklerini söyledi. 1990'lı yıllarda yaşanan olaylardan örnekler veren Bakan Tekin, "Şimdi bambaşka bir Türkiye'de yaşıyoruz. Bunları biz anlatıyoruz, biz konuşuyoruz. Tabii bu süre içerisinde muhalefeti de dönüştürdük. Muhalefetin de dili değişti artık. Geçen Meclis'te bütçe konuşmasında da Cumhuriyet Halk Partisi'ne aynı şeyi söyledim. Niye 2002 yılında seçim beyannamenizde herkese ücretsiz bir öğün yemeği söylemediniz de şimdi söylüyorsunuz? 2002 yılında seçim beyannamenizde bunlar yok. 2002 Türkiye'sinde bunları konuşmak komikti. Ama şimdi geldiğimiz nokta itibarıyla bunlar konuşulabilir hale geldi artık. Bizim sayemizde siz de artık bunlar konuşuyorsunuz. Geldiğimiz nokta bu" dedi.

'ÜRETTİKLERİ HİÇBİR ŞEY YOK'

"Hala eski Türkiye alışkanlıklarını devam ettirme eğiliminde olanlar var" diyen Bakan Tekin, şunları söyledi:

"Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu tavrını görünce aklıma şu fıkra geliyor. Ormanlar kralı aslanın bir gün canı çok sıkılmış. Tilkiyi çağırmış demiş ki, 'Canım çok sıkkın, ne yapacağız? Tilki, 'Çok basit tavşanı çağıralım dövelim' demiş. 'Ne diyeceğiz' demiş aslan. Tilki 'Efendim bakalım şapkası varsa bu sıcakta niye şapka takıyorsun, şapkası yoksa bu sıcakta niye şapka takmıyorsun diye dövelim' demiş. Çağırmışlar tavşanı, şapkası yok. 'Nerede senin şapkan' diye aslan girişmiş, dövmüş rahatlamış. Aradan bir süre vakit geçmiş. Aslanın gene canı sıkılmış, yine çağırmış tilkiyi. Tilki demiş ki 'Tavşanı çağıralım'. Aslan 'Tavşanı çağıralım da ne diyeceğiz? Şimdi aynı şeyi söyleyemeyiz ayıp olur. Ben aslanım yani ormanlar kralıyım. Bir şey demek lazım' demiş. Tilki, 'Efendim basit. Para verelim, git sigara al getir' diyelim. Filtreli alırsa niye filtreli aldın, filtresiz alırsa niye filtresiz aldın, diye döveriz' demiş. Çağırıyorlar tavşanı 'Git sigara al' diyorlar. Tavşan bu kez uyanmış diyor ki 'Efendim filtresiz mi filtreli mi içersiniz?' Aslan bir an düşünüyor 'Nerede senin şapkan' diye tekrar dövüyor. Şimdi Türkiye'de muhalefetin maalesef ezberleri var. Ezberleri bozulunca bir şeyleri saklamak istediği zaman hemen klasik eskilere yeniden müracaat ediyor. Çünkü bir şey üretemiyorlar. Ürettikleri hiçbir şey yok."

'KOMİK OLUYORSUNUZ'

Bakan Tekin, konuşmasının devamında da "Benim çok sevdiğim bir tane de karikatür var. Yiğit Özgür diye bir karikatürist. Adamın birisi berbere gidiyor. Tıraş oluyor. Erkek berberleri de tıraştan sonra arkaya ayna tutarlar. Önünde de ayna vardır. Her şeyi görürsünüz böyle. Berber arkaya ayna tutuyor. Müşteri kafayı kaldırıyor bakıyor aynaya Atatürk'ü görüyor. 'Anam, Atatürk' diyor. Berber diyor ki, 'Evet büyük önder yüce kurtarıcı. Her şeyi ona borçluyuz' Müşteri bakıyor. 'Ulan enseyi yamuk yumuk kestin' diyor. Bunu niye anlattım? Asrın, hırsızlığı var İstanbul'da. Asrın hırsızlığını saklamak için 'Yusuf Tekin karnelerden Atatürk'ü kaldırdı' yalanına sarılıyorlar. Arkadaşlar ayıp, yani gerçekten ayıp. Onlara sesleniyorum. Bu hırsızlık bu tür yalanların arkasında saklanacak kadar küçük bir hırsızlık değil. İstanbul'un parası, İstanbullunun parası, İstanbullunun evinden akacak suyun, İstanbullunun sokakta çektiği trafik çilesini çözecek problemlerin kaynaklarını kumara, uyuşturucuya, fuhşa harcayan kişilerin yaptıkları hırsızlıkları, Atatürk'e, Atatürk'ün arkasına sığınarak lütfen saklamaya çalışmayın. Komik oluyorsunuz arkadaşlar. Gerçekten komik oluyorlar" dedi.

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in mektup projesini hatırlatan Bakan Tekin, şöyle devam etti:

"2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. Diyor ki Cumhuriyet'in 100'üncü yılında nasıl bir Türkiye istiyorsunuz? Herkes mektup yazsın. PTT de bu projeyi koordine ediyor. Cumhuriyet'in 100'üncü yılında yani 2023 yılında Milli Eğitim Bakanı olarak ben bulunduğum için Milli Eğitim Bakanı'na yazılmış mektuplar bana geldi. 2002 yılında öğretmenlerimiz diyor ki; inşallah Cumhuriyet'in 100'üncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz. Ne demek? Öğretmenimiz 70-80 kişilik sınıflara ders anlatıyormuş. Diyor ki 'İnşallah 100'üncü yılda koridorlarında farelerin cirit atmadığı okullar olur.' 'Çocuklarımızın tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için okulun dışına çıkmak zorunda olmadıkları okullarımız olur', 'Bir tane bilgisayarımız olur okulumuzda' diyorlar. Şu anda Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci sayısı dünya ortalamasının altında. 20'li rakamlarda ders yapıyoruz. Öğretmen başına düşen öğrenci sayımız yine uluslararası göstergelerde örnek gösterilebilecek durumdadır. Birleşmiş Milletler'in kendi raporlarında dünyada, bütün dersliklerinde, bütün derslikler derken 650 bin tane sınıftan bahsediyorum. Bütün dersliklerinde etkileşimli tahta, yani akıllı tahtanın olduğu dünyadaki tek ülke Türkiye, diyor. Akıllı tahtalarımızın hepsi internet erişimine açık. İnternet erişim hizmetleri, Bakanlık tarafından yapılıyor ve bu internet erişimiyle, bu akıllı tahtalarla dünyanın en büyük eğitim, içerik ağı dediğimiz EBA ile erişiyorlar. Türkiye'nin neresinde olursa olsun bir öğrenci EBA üzerinden, akıllı tahta üzerinden anlamadığı, öğrenmek istediği, görsel materyallerle beslenmek istediği konularda EBA'nın ağına giriyor. Farklı öğretmenlerin, farklı akademisyenlerin hazırladığı ders materyallerini seyredebiliyor. O günkü Türkiye'ye bakın, Bugünkü Türkiye'ye bakın."

Bakan Tekin, konuşmasından sonra AK Parti il ve ilçe başkanlarının sorularını cevaplandırdı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —