Tarih: 20.02.2026 16:35

‘Terörsüz Türkiye’ raporuna ağır eleştiri

Facebook Twitter Linked-in

Dervişoğlu, "Rapor, PKK'nın silah bırakmadığını açıkça itiraf etmektedir. Sözlü komisyondan bağımsız olarak Türk milletinin bütününün kayıtsız ve şartsız arzu ettiği bu bahis dahi gerçekleşmediyse, o siyasi partiler raporun altına imza atanlar ve görüşü alınan onlarca kişi aylarca ne yapmıştır" ifadelerini kullandı.

Parti genel merkezinde konuşan Dervişoğlu, komisyonun ortak raporunun yayımlanmasıyla birlikte sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini savundu. Cumhuriyet'in temel niteliklerinin hedef alındığını öne süren Dervişoğlu, iktidarı ve komisyonu eleştirdi. "103 yıllık Cumhuriyet'imizi ve milli üniter yapımızı bir terör örgütü elebaşı ve sözcülerinin dili ve aklıyla hedef alan ihanet süreci, komisyonun ortak raporunun yayınlanmasıyla bugün itibarıyla yeni bir aşamaya geçmiştir. Mevcut yasaları bile uygulamayan, tam çeyrek asırdır milletimize adaleti ve demokrasiyi çok gören iktidarın, bir teröristin özgürlüğü için kurduğu komisyondan da çıksa çıksa böyle bir rapor çıkardı" dedi.

'İhanetin Farkındalar'

Raporun içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, metnin Cumhuriyet devleti açısından kabul edilemez olduğunu savundu. "Rapor' diye okuduğumuz satırlarsa Cumhuriyet devletine, '100 yıllık zulüm' diyenlerle '100 yıllık reklam arası' diyenlerin uzlaştığı bir metindir. Buna sözcülük ve paratonerlik yapmaksa 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi'yle Cumhuriyet'i kuran tüzel kişilik olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi'ne düşmüştür. Bu organize ihaneti meşrulaştırmak ve topluma benimsetmek, süreci sonunda ortaya çıkması muhtemel milli felaketten onları kurtarmayacak ve muhafız tutmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu ayrıca, "Rapor, PKK'nın silah bırakmadığını açıkça itiraf etmektedir. Sözlü komisyondan bağımsız olarak Türk milletinin bütününün kayıtsız ve şartsız arzu ettiği bu bahis dahi gerçekleşmediyse, o siyasi partiler raporun altına imza atanlar ve görüşü alınan onlarca kişi aylarca ne yapmıştır? 40 sene boyunca büyük bir milli fedakarlık ve toplumsal hassasiyetle yürütülen terörle mücadele döneminin bile satır aralarında küçümsendiği görülmektedir. Erdoğan kurmak istediği yeni iktidar mimarisinin yasal, kurumsal ve toplumsal onayını almak için açıktır ki bir düzenek kurmuş ve 51 benzemezi de istediği şekle sokmuştur. Aslında yaptıkları ihanetin farkındadırlar. Öyle farkındadırlar ki sürece dahil olan herkese özel bir cezasızlık zırhı giydirilmesi talep edilmektedir. Bilinsin ki hiçbir zırh ihanetle hesaplaşmamızın önüne engel koyamaz, koyamayacaktır" diye konuştu.

'Merkezi Zayıflatılmış Bir Devlet Yapısı Hedefleniyor'

Raporun, Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatabilecek ve ulus devlet anlayışını tartışmaya açabilecek ifadeler içerdiğini öne süren Dervişoğlu, şöyle devam etti:

"'Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklar' denilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil etnik toplulukların toplamı gibi tanımlama gafletine düşülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir. Bunu söyleyen ben değil Mustafa Kemal Atatürk'tür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, kardeş halklar konfederasyonu kurmak için değil Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Türk milletini yaşatmak için vardır. Dünyanın her yerinde aynı senaryoyu gördük. Önce terörü bitirme söylemi gelir. Sonra çok kimlikli toplum dili gelir. Sonra yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, özel hukuk düzenlemeleri, peşinden af tartışmaları. En sonunda da devletin yapısı tartışmaya açılır. Bu bir tesadüf değil, yöntemdir. Bu küresel aklın yıllardır uyguladığı ve dayattığı modeldir. Benzerlerini Irak'ta, Suriye'de, Lübnan'da ve Balkanlar'da gördük. Şimdi aynı kavram setleri Türkiye Cumhuriyiyeti devletinin önüne konuyor. 'Barış, kardeşlik, halk ve demokrasi' denilerek gevşetilmiş bir üniter devlet, kimliklere bölünmüş bir toplum, merkezi zayıflatılmış bir devlet yapısı hedefleniyor."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —