Ahmet TAŞTAN


EBUBEKİR SOFUOĞLU'NU SAVUNMAK

Gündemin ortasında yine saçma sapan ve yanlış yöne sevk edilmiş bir takım cümleler uçuşmakta. Bu sefer giyotinin başındaki masum suçlu Ebubekir Sofuoğlu Hoca... 


Gündemin ortasında yine saçma sapan ve yanlış yöne sevk edilmiş bir takım cümleler uçuşmakta. Bu sefer giyotinin başındaki masum suçlu Ebubekir Sofuoğlu Hoca... 


“Ne dedi, nasıl dedi, hangi kelimeleri söyledi? “Bütün bunların hiçbir önemi yok. Sadece öne çıkarılan, vurgulanan, altı çizilen, flaş haber diye söylenen “üniversiteler fuhuş yuvası” ibaresi. Bu ibarenin sonunda üniversiteler fuhuş yuvasına “benzedi” veyahut da “döndü”; veyahut da  “oldu” vs. vs... Bunların da hiç önemi yok. Çünkü yanlış anlaşılmaya müsait bir ifade zuhur etmiş ve işi servis yapan fırsatçıların eline bir koz verilmiştir. 


Daha öncelerden, yüreğini bildiğimiz, zihniyetini konuşmalarından tanıdığımız Ebubekir Sofuoğlu hakkında ileri-geri söylenmiş bir söz ve yakışmayacak ifadeler, sevenleri tarafından reddedilmeyi hak etmiş ifadelerdir. 


Sonra bu düşüncelerimiz boşta kalmasın. Birleri “sen konuşmayı dinledim mi?” diye sorduklarında “yok, dinlemedim ama ben onu tanıyorum” diyerek zayıf bir kulpa tutulmamak adına servis edilen yeri dinledim, hem de birkaç kez. 


Fakat söylenen ile kastedilen ve suçlamak için reklamı yapılan kelimeler aynı değil. “Üniversiteler fuhuş yuvası” ifadesi hiç kullanılmamış. Sadece üniversitelerde derse katılım oranı % 60-70’lerden %30 ara inmiş, derslere katılım oranı düşmüş; üniversitenin açıldığı şehirlerde, kütüphaneler-laboratuvarlar ya da başka bilim merkezleri mi çoğalmış?  Çocukların çoğu ders saatinde, kantinlerde vakit geçiriyor vakit öldürüyorlar. Veli toplantıları da yapamıyoruz ki ailesine ulaşalım.” 


Bu ve benzeri çerçevede yorumlar yapılırken üniversite çevresine yapılmış apart dairelerden bahsediliyor. Burada ikamet eden öğrencilerin kızlı-erkekli nasıl bir hayat yaşadıklarını, civardaki komşulardan ve emlakçılardan sormayı teklif ediyor. Bir istisna ifade eden kelime de kullanıp çok yaygın olduğunu anlatmaya çalışıyor. 
Benim bile şu anda aklımda kalıp ezberden yazdığım cümlelerde bile eksiklik olabilir. Ama mesele bunlar değildir. Sözü başka bir tarafa çekip bilgi ve iman dolu dolu bir hocayı linç etmeye çalışmak. 


İnsanlar düşüncelerini telaffuz ederken zaman zaman parça bütün ilişkisi üzerinden cümle kuruyor. Lakin böyle cümleler muhatapların zihninde yanlış anlaşılmaya yol açtığında vaveyla kopuyor. Toplumun bir kısmını, hatta yaygın bir kısmını kast ederken az bir kısım itiraz ediyor. 


Ne profesörü savunmak ne de öyle dedi diye suçlayanı kötülemek... Bu girdaptan çıkılırsa ve ortadaki vakaya/olaya dikkat kesilirse daha iyi olur. Bu toplumda fuhuş, ahlaksızlık, eşini kandırma, kadına şiddet ve sapık inançlar yaygınlaşmaya devam ediyor mu? Yani kötülüğün kefesi terazide ağır basıyor mu? İbre iyiden kötülüğe doğru devrilmeye başladı mı? 


Herkes bu soruyu kendine sorsun ve gözlemlerine dayanarak kendi içinde cevaplayıversin. Gönlünü rahatlatacak cevabı aldıysa kim ne derse desin fazla takılmadan yoluna devam etsin. 


Biz burada söylenen sözün bir iftira, bir yalan, bir abartı olmadığını düşünüyoruz ve milletimiz adına cidden üzülüyoruz. Şanlı tarihinde İslam dinine gönülden bağlanmış ve onun bayraktarlığını yapmış bir milletin evlatları, batının kokuşmuş fikirleri ile düşünceleri ile zihnen ve ahlaken kirletilmeye zorlanmıştır. 


Aslında bir kişiyi ya da bir düşünceyi savunurken durduğumuz yer kendi düşüncemizi de belirliyor. Fuhşun yayılmasını, bireysel özgürlük olarak algılayan zihin sahipleri zaten bir sakınca görmezler. Fakat İslam ahlakıyla biçimlenmiş gönüller, TV ekranlarında kadınların pet reklamlarından bile utanır ve yüzü kızarır. 
İnsanlara yardım ediyoruz diyerek televizyonlarda programlar yapanlar, karısını veya kocasını aldatanlar, sevgilisinden çocuk yapanlar gibi kavramlarla ailenin ve toplumun ahlakını zedelediklerini fark etmiyorlar mı?


“Haya imandandır”, “hayanın hepsi hayırdır”, “utanmıyorsan istediğini yap” gibi cümlelerle insan mahremiyetine işaret buyuran Peygamberin ümmeti bu necip millet içindeki çürüklerden ne zaman arınacak?


Daha ilk cümlelerinde insanlara bakışının, nasıl olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun sözlerinin çarpıtıldığını tekrar ediyorum. Bir linç kampanyasına dönüştürüldüğünü apaçık beyan ediyorum. Yanında durduğumuzu ilan ediyorum