ESMANUR SEÇKİN


HAYATIN SIRRI

Zordu gelmek bu dizelere  Bulamamak seni kırgın çöllerde Bir soluk aramak Burada olduğunu bilmek için aramak sende Ne var ki bulamamak, zordu... 


HAYATIN SIRRI

Zordu gelmek bu dizelere 
Bulamamak seni kırgın çöllerde
Bir soluk aramak
Burada olduğunu bilmek için aramak sende
Ne var ki bulamamak, zordu... 

Bulutlar çekilmiş gözlerine 
Yaşlar akıyor, bilmem, ağlıyor musun?
Gözyaşların rahmet diye anılıyor
Kırmızı damlalar var ellerimde
Bu yaşlar nereden böyle,
Yoksa kanayan kalbinden mi geliyor? 

Gül, yaprağını yaralıyor kendinden gelenle
Dil, susuyor doğruları
İnsan, biraz kör, biraz da işitmez aslını
Ateş sıcak, 
Sıcak ki eritir yalanı
İnsanı çeker, ayağına bağlar yılanı
Sen görüyorsun, biz bilmeyiz kaybettiğimiz yılları 

Gaflet, ağır uyku
Dünya yatağında unutturur sağını, solunu
Öyle rahat,
Öyle sonsuz ki
Bir şeker gibi, eriyen ağzında
Tatlı gelir önceleri
Su yoksa zulümdür oysa insana.
Gaflete yatar olduk çokça,
Acıyorsun şimdi dostuna. 

Meleğin ak kanadı düştü dünyaya
Bir kuş sahiplendi, onunmuş gibi aslında
Yakıştı, 
Hep melek olmak istemiş ömrü boyunca
Getirir oldu cennetten haberleri,
Senden bana. 

İyiymişsin, iyi ol her daim.
Sordumsa da çoktandır cevap gelmedi,
Çok isterdin, tanıştın mı seni yaratanla
Hiç, öyle meraktan, söyle yine de bileyim.
Vaktin varsa beni de sorsana,
Değiyor muymuş bunca çabaya? 

Susmaya başlıyorsun yine, hiç değişmemişsin
Günahkâr değildin, ama sen bile ellerini kesmişsin
Yoksa feda mı bunlar?
Gidince kendine bile gerek kalmaz, diyorlar.
Doğrucular onlar, yalan söylemezler ya
Baktım ki dilleri kesilmiş,
Niyeyse hiç anlamadım, dokuz köyden kovulmuşlar meğer
Kesin ondan(!). 

Biraz sessizlik bekleyeceksin benden şimdi
Susarak konuş diyeceksin, biliyorum,
Susamam dilimin ucu bu kadar kalabalıkken.
Biliyorum, hiçbir şeyin anlatacağı çoktur bazen
Ne yazık ki sesin yabancıyken, 
Kendi sesime yabancı gitmeyedir korkum.
Biliyorum, iyiye de kötüye de çok değildir tahammülün,
Hatta öyle az ki, 
Sen bile gittin zamanın birinde zaten...