Ahmet TAŞTAN


K-POP GENÇLİĞİ, NE İŞ?

Gençliğin hali her vakit bizi ilgilendirmiştir. Zira gençlik bir milletin geleceğidir. Bütün büyük liderler davalarını emanet edecekleri gençliğin yetişmesine önem vermişlerdir.


Bu girişten sonra geçen gün Yeni Şafak'tan okumuş olduğum bir köşe yazısında  K-pop  denilen müzik türünün  ilginç bir şekilde gençleri etkilediğini öğrendim. K-pop denilen müzik gruplarının  gizli ve gizemli dünyalarını kapı aralayan köşe yazısının  işaret ettiği bir videoyu da  izledim, konuyu anlamak için.

Şimdilik bizim şehrimizden yani güzel İnegölümüzden çok uzaklarda  demeye dilim varmıyor K-pop hayranlığının. Zira ufak bir parmak hareketi ile açılan internet sayfalarında  çok renkli ve hareketli bir hayatı izlemek ve hayranlar listesine adını yazdırmak işten bile değil.

Müzik eşliğindeki uyumlu,  renkli ve ahenkli dansları ile grubun tığ gibi delikanlı ve genç kızlarına duyulan hayranlığı kat-be-kat artırmaktadır. Bu aşırı hayranlık, sevgi yüklü pıtırcıklar denilen fanları oluşturuyor. Okuduğum köşe yazısında ve izlediğim o kısa videoda K-pop sanatçılarının nasıl zor ve çekilmez hayatları olduğu gözler önüne serilmiş.

Diyorlar ki bu piyasa üç dört tane güçlü el tarafından yönlendirilmekte ve kontrol edilmektedir. Öyle birkaç müzik sever kimse kafasına göre "ben biraz müzik yapmak istiyorum" deyip müzik yapamaz. Belli yöntemlerle seçilen genç kızlar ve erkeklerle mukabele imzalanır. Bu sözleşmede bazı şartlar çok ağırdır.  En başta aynı ev ortamında kalırlar, giydikleri kıyafetleri bile şirketler hazırlar. Topluma makyajsız poz vermeli yasaktır. Bayanlar 50  kilonun üzerinde ağırlığı olamaz. Bu sebeple çok dengeli yemek zorunda kalırlar.  Kızların sevgili yapmaları da yasaktır.  Çağdaş modern dünyanın ikonu haline getirilmiş Koreli bu gençler bazıları sıkı disiplin altında uzun saatler dans ederler.  

Bu baskılayarak özgürleştirildiği sanılan hayatların "tamamen yapay" olduğu gerçeğini asla değiştirmez.  Bu gençlerin takipçileri yeni bir eser yayınlayacakları zaman fan denilen kimliklerini yitirmiş hayranlar sabaha kadar uyumaz beklerlermiş

Perde önündeki dünyaları ile perde arkasındaki dünyaları çok farklı olup insanları yanlış etkilemesi  elbette ki benim de bu konuyu ele almama vesile oldu. Sadece K-pop yapanlar değil sinema sanatçılarının öngörülenden farklı bir çizgiye yöneldiğinde bütün programları iptal edildiğini biliyorum.  Tekrar önlerinde gelip diz çökene kadar asla affedilmezler.

Bu uygulamaları Müslüman olduktan sonra ya da umreye gittikten sonra bütün programları iptal edilen sanatçılardan da biliyoruz.  Yani kurmaca ve kandırmaca bir dünya ile karşı karşıya gelen gençler, dünyalarını da ahiretlerini de yitirme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Kıyamet günü şeytanın ve putların, kendi bağlılarını nasıl yüzüstü bırakıp terk ettiklerini Kur'an-ı Kerim'den okuyoruz.  Gerçek dost Allah'dır. O kullarının asla yalnız  bırakmaz.

Ben böyle köşe yazıları okuduğumda bazı öğrencilerimle paylaşırım. Onların da fikirlerini almak isterim. Bu konu hakkında Esmanur ve Ceren isimli öğrencimin yazdıklarında sizinle paylaşmak isterim. Gençlerin  düşünceleri bize göre farklı olmakla beraber, kendi akranlarına göre de yetişme tarzlarından doğan farklılıklar söz konusudur.

Ceren diyor ki: Yazıyı okudum. K-pop denen şeyi takip etmiyorum fakat köle sayıldıklarını, neredeyse tümünün intihar girişiminde bulunduğunu duymuştum. Fan gruplarının nasıl o hâle geldiğini hiçbir zaman anlayamıyorum. Sadece bunun için de değil, belli bir yaş grubu birine/bir şeye bağlandığı zaman abartabiliyor. Ergenlik çağı çocukları ve gençler öne çıkıyor. Çoğu birbirinden görüp özeniyor. Ancak asıl sebepleri "idol" adını taktıkları şahısların hayatlarına özenmeleri. İnsanoğlu bu; dünya her daim karışık, kavga-gürültü eksik olmuyor. Büyümeye başlayıp dünyayı gören çocuklar, kaçış yolu arıyorlar, çünkü ortama yabancılar. Düzgün yönlendirilmezlerse bazılarının sonu hiç iyi olmuyor. Çocukları her daim denetleyemeyiz de, biraz zor. Küçüklükten neyi, nasıl düşünmesi gerektiği konusunda, iyi anlamda, ufku açılanlar ve devamında düzgün insanlarla karşılaşanlar aradan sıyırılabiliyor
Videoyu da izledim, tanımadığım için doğruluğunu söyleyemem fakat iki tarafın durumu da üzücü. İki taraf: Fan ve gruplar

Esmanur da Öyle diyor  köşe yazısı için: “ Yanlış veya abartı hiçbir şey yok bence yazıda.
Yalan söyleyemem, klipler gerçekten çok enerjik ve başarılı... Ama bilinçaltına işlenenler de bir o kadar  karışık. Normal şartlarla işleyen bir düzenleri olsa ya da böyle bir çalışma şeklini ifşalamamış olsalar yine pek de aman aman bir şey değil ama ben bazen bu hayranların o ünlüler için gece gündüz kendilerini yıprattıklarını görüyorum "baksana x bir canlı yayın açtı, gülemiyor bile kesinlikle başı dertte... Bir şey yapmalıyız." Ne yapabilecekler hiçbir fikrim yok ama… Bana artık komik gelmeye başladılar.  Lakin asıl fanların başı dertte bu gidişle… Kuzenim falan dinlerken annem "böyle dans etmiyor olsalardı, çöpe at gitsin" diyordu, haklı… Bir de sabahtan akşama kadar onları izledikten sonra kendilerini çevrelerini beğenmiyorlar, bence intihara en çok sürükleyen şey de bu... Korkutucu geldi şimdi o rengarenk dünyalar.