Mehmed Akif ASLAN


TARLA FARELERİ

 Korkmuyor mübarek-siz adam! Kokuyor tam aksine buram buram sadakatsiz!


 Korkmuyor mübarek-siz adam! Kokuyor tam aksine buram buram sadakatsiz!

İçi kış, dışı yaz, önü ak, ardı kara, sözü tatlı, dili acı, karnı tok, gözü aç... Kısacası “Ne idiği belirsiz” Sakin ol mübarek adam! Dediğinizi duyar gibiyim.

Nasıl sakin olayım bunca müslüman münafığın arasında. Mümin müslüman münafık olmaz! Müslümanlıkla münafıklık bir arada durmaz. Sözlükte “(tarla faresi) yuvasına girmek; (bir kimse) olduğundan başka türlü görünmek” anlamındaki nifâk mastarından türemiş bir sıfat olan münâfık kelimesi “İnanmadığı halde kendisini mümin gösteren” kimse demektir.

Kelimenin, “Tarla faresinin bir tehlike anında kaçmasını sağlamak üzere yuvası için hazırladığı birden fazla çıkış noktasının birinden girip diğerinden çıkması” biçimindeki kök mânasından hareketle münafık, “dinin bir kapısından girip diğerinden kaçan çifte şahsiyetli kimse” olarak da tanımlanmıştır Nifâk tohumu eken, münafıklık emekçileri içimizde geziyor.

Toplumsal hayatın her alanında insanları etkilemeye çalışan bu etki sürecinden beslenen sahte emek hırsızları temsil ettiğini düşündükleri kitlelere ihanet ediyor. İyi niyet düşmanı bu tarla fareleri, samimiyetinden beyefendiliğinden taviz vermeyen, kırmamak ve dökmemek için elimden geleni yapan kişilerin altını oymaya devam ediyor. Sanıyorlar ki tarla sahibinin tarlada açılan o kaçış deliklerinden haberi yok. Sanıyorlar ki her açtıkları delik kendilerine kâr. Yanılıyorlar! Tarla sahibi o deliklere su basmasını da bilir o delikleri toprakla doldurmasını da.

Lakin yapmıyor.

Çeşitli âyetlerde münafıkların psikolojik durumunun toplumsal hayata yansıyan görünüm ve etkilerine temas edilmekte, meselâ dış görünüşlerinin aksine onların her şeyden korktukları, özellikle savaştan endişe duydukları belirtilmektedir (et-Tevbe 9/56-57; Muhammed 47/20-21; elHaşr 59/11-13; el-Münâfikūn 63/4). Yine onların cimri, yalancı ve kibirli oldukları (et-Tevbe 9/67; el-Münâfikūn 63/1, 5), gösterişe önem verdikleri, maddî menfaat için namaz kıldıkları, gerçekte ise dua ve ibadet hayatında isteksiz davrandıkları (en-Nisâ 4/142), ekini ve nesli (ekonomiyi ve kültürel hayatını) bozmaya uğraştıkları (el-Bakara 2/205), kötülüğü yaygınlaştırıp iyiliğe engel olmaya çalıştıkları (et-Tevbe 9/67), Allah’ı ve müminleri alaya aldıkları (et-Tevbe 9/65, 79), müslümanlara yardım edilmesini engellemeye gayret ettikleri (el-Münâfikūn 63/7), müminlere karşı kin besledikleri (Âl-i İmrân 3/119), kötü haberler yaydıkları (el-Ahzâb 33/57-60), günah, düşmanlık ve Hz. Peygamber’e isyan konusunda gizli faaliyetler yürüttükleri (el-Mücâdile 58/8; krş. enNisâ 4/108) ifade edilmektedir.

Sahabe Efendilerimiz küçük bir olumsuz hisse kapıldıklarında “Acaba bende münafıklık alameti mi hasıl oldu” diye endişe duyarmış. Hangimiz bu endişeyi taşıyoruz? Hangimizin münafıklık alametlerinin bir tanesinin üzerinde olması korkusu ile uykusu kaçıyor?

Allah hepimizi münafıklık alametlerini taşımaktan ve tarla fareleri ile karşılaşmaktan muhafaza eylesin.

Tarla farelerini de ıslah eylesin inşallah. Islah eylesin inşallah. Islah eylesin inşallah.

 

Kaynakça https://islamansiklopedisi.org.tr/munafik