Ahmet TAŞTAN


YALANIN ÇELİK KABUĞU

Şair Erdem Beyazıt’ın kaleme almış olduğu “Birazdan Gün Doğacak” isimli şiirin bir dizesi beni çok etkiler. Çünkü büyük bir değişimin, onulmadık bir başlangıcın işaretini verir. Dize: Çatlayacak yalanın çelik kabuğu...


YALANIN ÇELİK KABUĞU

Şair Erdem Beyazıt’ın kaleme almış olduğu “Birazdan Gün Doğacak” isimli şiirin bir dizesi beni çok etkiler. Çünkü büyük bir değişimin, onulmadık bir başlangıcın işaretini verir. Dize: Çatlayacak yalanın çelik kabuğu...

Siz ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama benim aklıma düşen şey şudur: Yalan o kadar yaygınlaşmış, o kadar sağlam bir hale gelmiş doğrunun/hakikatin yerine geçmiş ve çelik gibi kavi olmuştur. “Bundan sonra böyle gider” denilen zaman diliminde umudun ışığı parlar yorgun zihinlerde. Biri çıkar, dünya sisteminin patronlarını işaret ederek “kral çıplak” diye haykırır ve hakikati ortaya koyar. 

İnsanın bilgileneceği (ya da şartlandırılacağı da diyebiliriz) bütün haber kaynakları aynı kelimeleri telaffuz ederken biri çıkar, “Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak.” diye haykırır. Dünyanın her yerine sömürgeci güçlerin sistemi hakim olmuşken biri çıkar: “Dünya beşten büyüktür!” deyiverir. 

İşte tam bu noktada çatır çatır çatlar yalanın çelik kabuğu. Bütün olmaktan, sağlam görünmekten, kuvvetli zannedilmekten geri dönüş başlamıştır. Güneş, karabulutların arkasından yeryüzü toprağına göndermeye başlamıştır ışıklarını. 

Bir anda insanlar, alışık olmadığı ve zorla kabul ettirilmiş bir sömürü düzeninin yıkılmaya yüz tuttuğunu görür. Başlar bir iyilik rüzgarı ortalığı kasıp kavurmaya... İnsaf rahmeti gönüllere doluverir... Masum yüzler tebessüm eder. Yürünecek yolun hedefi belli olur, mahzun gönüller, günahsız çocuklar gelecekten umutlanır.

Etrafımızda gördüğümüz sosyal olaylar, koca bir yalanı, büyük bir algıyı yaygınlaştırdı. Genç dimağları perişan eden Amerikan dolarının kibirlenişi, kalplere korku salmakta. Bu konuda herkesi bir noktaya çekmeye çalışan dünya sisteminin efendileri, çatlayan yalanın çelik kabuğunu onarmaya çalışıyorlar. Surda açılan gediklerin kapatılıp güçlendirilmesi gibi bir gayrettir bu. Lakin ortalıkta vatan için, din için, lideri için feda-yı can eyleyecek  serdengeçtiler vardır. Doğruyu, olup biteni, her türlü algıya rağmen yazan ve söyleyen yiğitler vardır.

Beyinleri küçükleşmiş, algıları yönlendirilmiş ve direnişleri kırılmış insanları toparlamak için bütün gayretleri ile savunmaya geçmiş kahramanlar vardır. Çünkü terörle bitirilememiş bu millet, sofrasına konan ekmeğinden edilmeye çalışılmaktayken kendi seçtiği, kıymet verdiği yöneticilerden vazgeçilmesi istenmekte. 

Aliya Izzetbegoviç’in dediği gibi “Biz düşmana benzediğimiz zaman savaşı kaybederiz.” Ne kadar ilginçtir ki doları yükseltenlerin istekleri ile kanaatlerini birleştirmiş insanlar, kendini yiyecek kurda aşık olmuş koyun misali, bir yanlışın peşinde gitmekteler. 

Dedi: dolar yükseliyor. Dedim: geldikleri gibi giderler.” Cümlesini icat ettiğim günden beri ortalığa bir fikir vermeye çalışıyorum. İşgal zamanında düşman gemileri görüldüğünde söylenmiş bu söz, bir direnişin müjdesini taşımaktaydı. 

Ekonomi alanında mağlup edilemeyen millet, yöneticilerin ciddi gayreti ve çabasıyla bu badireyi de atlatacaktır. Benim en çok dikkat ettiğim nokta kurşunlarını erkenden bitiren bir düşmanla karşı karşıya olduğumuz. Doların yükselişi ile protesto edenler, iktidarın yıkılmasını ve ülkenin kaosa savrulmasını isteyen bulanık suda balık avlamak niyetinde olanlardır. 

Kararlı duruşuyla ne yapacağını bilen liderin peşinde dimdik duranlar çatlamış olan yalanın çelik kabuğunu paramparça edeceklerdir. Dedim ya dolar yükseliyor diyenler, akabinde doların düşmeyeceğini sanırlar. Hatta yanlış zanlardan biri de Cumhurbaşkanı gidince düşeceğini sanmış olmalarıdır. Tabii kötü düşman, hedef küçültmüştür bunu kabul ettirmekle. Başını koparırsa, millet dağılacaktır. Bunun böyle olduğunu bilen düşmanlar, büyük bir hüsranla tuzaklarının ayaklarına dolandığını görecektir. 

Bir futbol maçı 90 dakikadır. Süre dolmadan maçta gevşeklik olmaz yoksa son dakika bir gol gelebilir. Öyleyse Haziran 2023,  doksanıncı dakikadır.