Bu karşılaşmada Bursaspor’un gollerini Soner Aydoğdu ve Barış Gök(2), ağlara göndermeyi başarırken özellikle Soner’in attığı nefis gol herkesi mest etti!
Yalnız Soner’in 38.dakika da Bursaspor’u öne geçiren golüne kadar yeşil/beyazlılar, üretkenlikten çok uzak bir görüntü sergilediler. 12.dakika da Halil Akbunar’ın direği adeta yalayarak auta giden pozisyonu ve 24.dakika da Muhammet Zeki Dursun’un 18 üstünden attığı sert şutun dışında maalesef pozisyon yok.
Rakibiniz kim?
Üzülerek söylüyorum ama ekonomik anlamda çöküntüye uğramış olan Y.Mersin İDY, takımı.
Sizin anlayacağınız tribünlere koşarak gelen 34.190 Bursaspor taraftarına “Bu maç kaç kaç biter?” diye soracak olsanız.
Emin olun herkes ya 9-0 ya da 10-0 cevabını verirdi.
Böylesine zayıf bir takım karşısında 27.dakika da Mehmetcan’ın Barış Gök’ün üzerinden topukla aşırtıp kaleye gittiği pozisyon gol olsaydı işte o zaman çarşı karışırdı!
Sanırım bu noktada herkes benimle hem fikirdir.
Benim gözlemlerime göre 1461 Trabzon FK maçının handikapları Bursaspor’da devam ediyor…
Özellikle saha içi yardımlaşma ve takım halinde hareketlilik oranı çok düşük. Maçın ilk 45 dakikalık bölümünde sürekli arayış halinde olan ve sağa,sola,savunma arkasına, hatta orta alana kadar koşan isim Halil Akbunar, oldu.
Bursaspor’da sahaya çıkan oyuncular ağırlıklı olarak “Topu bana atın. Ben gereğini yaparım” havasında oynuyorlar.
Bu durum da takım boyunun uzamasına yol açarken, hatlar arasında ki kopukluğu da arttırıyor.
Tahsin Tam’ın bu işe acilen çözüm bulması gerekiyor.
Zira bu işin zayıf takım, kuvvetli takım esprisini artık kimse umursamıyor.
Herkesin tek derdi var o da iyi oynayan ve rakiplerini boğan bir Bursaspor’u sahada izleyebilmek.
Şimdi gelelim yazımızın başlığına;
Bilmiyorum sizin de dikkatinizi çekti mi ama…
2.Yarının başında Ertuğrul İdris Furat’ın yerine oyuna dahil olan Muhammet Demir’in Karadeniz’de gemileri batmış gibi saha da sergilediği mutsuz tavırlar dikkatimden kaçmadı.
Muhammet, yedek kaldığı için böyle davranıyor diyeceğim ama…
Geçen sezondan beri çok kez yedek kaldı ancak yüzü hep gülüyordu.
Mersin, takımına karşı atılacak gollerin ve alınacak galibiyetin abartılmaması gerekiyor diye düşünmüş müdür?
Ona da çok ihtimal vermiyorum.
Kaldı ki ligin ilk yarısında bu takım Muhammet’in attığı golle maçı kazanmıştı ve Muhammet’de çok sevinmişti.
Takım içinde Kaptan’ın kırıldığı bir durum var mı?
Böyle bir durumun olmaması da en büyük temennimizdir.
Kala kala elimizde hastalık kaldı.
Bu kadar mutsuz bir ruh hali için daha ne diyebiliriz?
Sakın şunu unutma Kaptan;
“Sen Başkasın!”